adk1

Çukurova Deltası’nda Göller Pembe- Siyah!

15:19 22 Ocak in Haberler

Çukurova Deltası’nda Göller Pembe- Siyah!

Adana, Mersin ve Osmaniye illerini kapsayan KOSKS (Kış Ortası Su Kuşu Sayımları) 19-22 Ocak tarihleri arasında Orman ve Su İşleri Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü; Adana, Mersin ve Osmaniye Şube Müdürlükleri desteği ile Doğa Araştırmaları Derneği tarafından yapılmıştır. Bu illeri kapsayan sayımlar neticesinde toplamda 384.992 birey su kuşu görülürken, sadece Adana ilinde bu güne kadar ülkemizde gözlenen en büyük flamingo (96.232) sayısına ulaşılmıştır.

Doğa Araştırmaları Derneği’nden Güler Bozok , Cenk Polat ve Ali Murat Devecili ile Hatay Subaşı Kuş ve Kelebek Gözlem Derneği’nden Mehmet Gül ve Muhammed Ali Şahutoğlu’nun katıldığı sayımlarda; 70 türden Adana’da Akyatan Lagünü’nde 285.014 Tuzla Lagünü’nde 3.090, Ağyatan Lagünü’nde 1.093, Yumurtalık Lagünleri’nde 23.421, Mersin Göksu Deltas’ında 65.027 ve Osmaniye Kastabala Vadisi’nde 7.347 olmak üzere toplamda 384.992 su kuşu sayılmıştır.

Ülkemizde her yıl en çok sayılan su kuşu olan sakarmeke yine şaşırtmayarak 190 bine varan sayısı ile en çok görülen tür olurken flamingo ikinci sırayı almıştır. Akyatan Lagünü’nde düzenli olarak gözlenen ve bir dönem de ürediği bilinen flamingoların sadece bu alandaki birey sayıları 89.901’e ulaşmıştır. Pembe rengi ile muhteşem bir görsel sunan flamingoların arasında bir tane de siyah renkli birey gözlenmiştir. Aynı birey olduğunu düşündüğümüz bu flamingo daha önce Kıbrıs ve İsrail’de de fotoğraflanıp basına konuda olmuştur.
Ülkemizdeki en önemli sulak alanlardan olan Çukurova ve Göksu Deltası’nda 3 gün süren arazi çalışmalarında tespit edilen bazı dikkat çekici türler ise; Sarı bacaklı kumkuşu, sürmeli kumkuşu, terek düdükçünü, kervançulluğu, kara kızılbacak, taşçeviren, büyük karabaş martı, küçük gümüş martı, kara sırtlı martı, Hazar sumrusu, boz yelkovan ve pasbaş patkadır.

Ramsar alanı olma gibi çok önemli statüleri olan alanlarda avcılık baskısının bu kadar yoğun olması keyifli geçen arazilerimizin üzücü sahneleri olmuştur. Tedbirlerin ve koruma önlemlerinin artırılması, gerekli cezai işlemlerin uygulanması için Doğa Araştırmaları Derneği olarak çaba göstersek bile her arazide benzer durumlarla karşılaşmaya devam etmekteyiz.

Arazi şartlarının ve ulaşımın çok zor olduğu bu alanlarda sabahın 4’ünde 5’inde bizi alıp her istediğimiz yere güvenle ulaştırıp gün bitene kadar bizimle sabırla ve dinlenmeksizin dolaşan, hatta siz misafirsiniz diyerek yemek ısmarlayan Milli Parklar kaptanlarına çok teşekkür ederiz. Ayrıca Yumurtalık Deltası’ndaki karadan ulaşımın olmadığı noktaya bizi teknesi ile götüren arazide bize çay demleyip hoş sohbeti ile eşlik eden Dalyancı Yıldırım abiye ayrıca teşekkür ederiz.