Kitaplar

null
Nallıhan'ın Kuşları Kataloğu
Nallıhan Kuş Cenneti çok sayıda üniversitenin ve kuş gözlemcisinin bulunduğu Ankara ili sınırları içerisinde yer almasına
rağmen alanın kuş varlığıyla ilgili bugüne kadar yapılmış iki önemli çalışma bulunmaktadır. Bunlar 2005 yılında Zafer Ayaş ve
Utku Perktaş tarafından hazırlanmış “ Birds of Nallıhan Bird Paradise (Central Anatolia, Turkey)- Nallıhan Kuş Cenneti’nin
Kuşları “ ile 2006 yılında Sühendan Karauz tarafından yapılan Nallıhan Kuş Cenneti Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın
Ornitolojik Açıdan Değerlendirilmesi çalışmasıdır. Bunun dışındaki veriler kuş gözlemcilerinin alandaki gözlemlerinin yer
aldığı Kuşbank kayıtlarıdır. Yayın hazırlanırken alanda daha önce yapılan ornitolojik araştırmalar ile kuş gözlemcilerinin ve kuş
fotoğrafçılarının kayıtları incelenmiş; bu kayıtlar arazi çalışmalarıyla da desteklenerek “Nallıhan Kuş Türleri Listesi”
hazırlanmıştır. Bu türler arasından alanda düzenli görülen ve alan açısından önemli 81 tür belirlenmiştir. Yayında yer verilen
bu türlerin okuyucu tarafından kolayca tanımlanabilmesi için kaynakçadaki yayınlardan yararlanılarak türlerin genel özellikleri
tanımlanmış, habitat bilgileri ve Türkiye’deki dağılımları hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca, bu türlere ilave olarak alanda
görülen 23 önemli tür için de türün özellikleri, habitat bilgileri ve Türkiye dağılımları hakkında kısa bilgiler verilmiştir.
Okumak için tıklayın!
null
Avrupa Kuşları Kırmızı Listesi
Üç tarafının denizlerle çevrili oluşu, 0 m’den 5000 m’yi aşan yükselti farklılıkları ve topoğrafik özellikleri, kısa mesafelerde
yaşanan iklim değişiklikleri, Türkiye’de farklı ekolojik özelliklere sahip zengin habitatların oluşmasına ve bu habitatlarda
ekolojik istekleri farklı, değişik türden zengin bir kuş varlığının yaşamasına olanak sağlamıştır. Batı Palearktik Bölge’deki 4
önemli kuş göç yolundan ikisinin Anadolu üzerinden geçmesi de kuşlar açısından Türkiye’nin önemini daha da artırmaktadır.
Türkiye’de bugüne kadar yapılan gözlemler neticesinde 480 kuş türü gözlenmiştir. Sayısal zenginliğin yanı sıra coğrafi
konumundan dolayı Türkiye, pek çok kuş türünün varlığını sürdürebilmesi bakımından kilit ülke konumundadır.
Bu yayın kapsamında Türkiye sınırları içerisinde üreyen ve düzenli olarak kışlayan 357 kuş türü (Listesi kitabın sonunda
verilmiştir) “Avrupa’nın Kuşları Kırmızı Listesi”nin hazırlanmasında değerlendirilmiştir.
Okumak için tıklayın!
null
Onlar Ne Dedi?
Seyfe Gölü, Gavur Gölü, Ereğli Sazlıkları, Eşmekaya Sazlıkları ve Avlan Gölü nasıl kurutuldu?
Tarihsel süreç incelendiğinde, ilk insan yerleşimlerinin deltalar, taşkın ovaları, göl ve akarsu kıyıları gibi sulakalanlar olarak
tanımlanan yerlerde yoğunlaştığını görmekteyiz. Mısırlılar, Mezopotamyalılar, Çinliler, Hintliler, İnduslar, Aztekler gibi pek çok
topluluk binlerce yıl sulakalanlarla iç içe yaşamışlar, her yıl yenilenen verimli taşkın ovalarında tarım ve hayvancılık yapmışlar,
sazından balığına ve kuşuna sulakalanların sağladığı olanaklarla büyük medeniyetler kurmuşlardır. Ta ki 1890’lı yıllarda
yüzyıllardır milyonlarca insanın ölümüne yol açan sıtmanın kaynağının sivrisinek olduğunu öğrenene kadar. O tarihten
itibaren insanların sulakalanlara bakışı değişmiş, sıtmayı önlemenin tek ve kesin çözümünün bataklıkları kurutmak olduğu
varsayılmıştır. Toplumda bu anlayış o kadar benimsenmiştir ki, büyük ve karmaşık problemlere köklü ve kesin çözümleri
önerirken “sivrisineği öldürmek yetmez bataklığı kurutmak gerek” deyimi kültürümüzdeki yerini almıştır. Önceleri sadece
sıtma hastalığını önlemek için başlayan kurutma çalışmaları, gelişen teknoloji ile birlikte yeni tarım alanları elde etme
amacına yönelmiş, sazlık ve bataklıkların yanısıra taşkın ovalarını ve gölleri de kapsayarak artarak devam etmiştir.
Okumak için tıklayın!
null
Kara Akbaba Ulusal Koruma Eylem Planı
Kara Akbaba Aegypius monachus dünya çapında nesli tehlike altında olan, ülkemizde dağınık koloniler halinde üreyen yerli
bir türdür. Kara Akbaba’lar üzerine gerçekleştirilen az sayıdaki bilimsel araştırmalar ışığında, Türkiye populasyonunun 50-200
çift olduğu tahmin edilmektedir. Araştırma, koruma ve eğitim faaliyetlerini içermesi açısından ülkemiz için ilk olan “Kara
Akbaba 2001” projesi; Kuş Araştırmaları Derneği tarafından, Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel
Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü işbirliği ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı GEF Küçük Destek Programı desteği
ile 2001-2002 yıllarında gerçekleştirilmiştir. Ulusal Koruma Eylem Planı, “Kara Akbaba 2001” projesi kapsamında ilgili Genel
Müdürlüklerin yetkilileri ve uzmanları, akademisyenler ile sivil toplum kuruluşlarından uzmanların katılımıyla düzenlenen
çalıştay ve toplantı serisi sonucunda oluşturulmuştur. Bu eylem planı ulusal düzeyde Kara Akbaba koruma çalışmalarına
rehber olması amacıyla hazırlanmıştır. Bu kitapçığın geliştirilmesinde ve hazırlanmasında katkı sağlayan kişi ve kurumlara,
basımı ve dağıtımı için destek veren Hollanda Kraliyet Büyükelçiliğine kara Akbabalar ve derneğimiz adına teşekkür eder. Bu
çalışmanın, kara akbabaların korunması ile ilgili bir rehber olmasını dileriz.
Okumak için tıklayın!
null
Göksu Deltası’nda SAZ HOROZU
Saz horozu iri vücudu ve göz alıcı renkleriyle başta doğa fotoğrafçıları ve kuş gözlemcileri olmak üzere tüm insanların
ilgisini çeken kuşların başında gelmektedir. Bu nedenle birçok sulakalanda koruma faaliyetleri için bayrak tür olmuştur.
Göksu Deltası 1990’lı yıllarda saz horozunun Türkiye’de bilinen en önemli yaşama alanı olması ve en büyük
popülasyonunun burada bulunması sebebiyle adı Göksu Deltasıyla özdeşleşmiştir. Bu nedenle Saz horozu
1990’lı yıllarda Göksu Deltası’nda başlayan koruma çalışmaları sırasında adı en fazla anılan türlerden biri olmuş,
yöre halkı tarafından alanın koruma altına alınmasının gerekçelerinden biri olarak algılanmıştır. Bu algı zaman
zaman doğa korumacılara karşı tepkilerin de nedeni olmuştur. Ancak geçen süre zarfında Özel Çevre Koruma
Kurumu Başkanlığı Silifke Müdürlüğünün yöre halkına yaklaşımı; kurumun yöre halkını planlama ve karar
süreçlerine katmadaki istekliliği ve çabası, yöre halkının doğa korumaya bakışında önemli değişimlerin
yaşanmasına neden olmuştur.
okumak için tıklayın!
null
Sulakalan Yönetim Planlaması Rehberi
Bugüne kadar yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye’de uluslararası öneme sahip 135 sulakalan tespit edilmiştir. Bunlardan
on ikisi Ramsar Sözleşmesi listesine dahil edilmiştir ve sadece üçünün yönetim planı yapılmıştır. Bu düşük rakamın ana
nedenlerinden birisi sulakalan yönetim planları oluşturmak için gerekli bilgiye ve uzmanlığa sahip teknik personelin
olmayışıdır. Bu eksikliği gidermek amacıyla Kuş Araştırmaları Derneği 2006 yılı içerisinde Hollanda Tarım, Doğa ve Gıda
Kalitesi Bakanlığı EVD fonu tarafından desteklenen, Çevre ve Orman Bakanlığı, Wageningen International ve Orta Doğu
Teknik Üniversitesi’nin ortaklığında “Sulakalan Yönetim Planlaması için Eğiticilerin Eğitimi” Projesini yürütmüştür. Proje
kapsamında 4–17 Haziran tarihleri arasında Ankara’da, 3–13 Temmuz tarihleri arasında ise Konya’da olmak üzere iki kurs
düzenlenmiştir. Ankara’da düzenlenen “Eğiticilerin Eğitimi Kursu”nu, Çevre ve Orman Bakanlığı, DSİ Genel Müdürlüğü, Tarım
Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Biyoloji Bölümü ile sulakalanların korunması konusunda
faaliyetlerde bulunan sivil toplum kuruluşlarından toplam 14 kursiyer başarıyla tamamlamıştır. Ankara’da eğitim alan
kursiyerler Konya’da düzenlenen kursta eğitmenlik yapmışlardır. Proje ile, gelecekte düzenlenecek sulakalan yönetim
planlaması kursları için temel olacak bir müfredat ve Türkiye genelinde sulakalan yönetim planlaması konusunda eğitim
verebilecek bir eğitici kadrosu oluşturulmuştur.
Okumak için tıklayın!
null
Ulusal Turna Eylem Planı 2014-2019
Türkiye, turnanın (Grus grus) kuluçkaya yattığı, kışladığı ve göç sırasında konaklama alanı olarak kullandığı
yeryüzündeki nadir ülkelerden biridir. Türkiye’de üreyen turna nüfusu, toplam sayı içerisinde önemli bir yer
tutmasa da Anadolu’nun doğusunda kuluçkaya yatan turnaların, yeryüzündeki en nadir turnalardan biri olan
Anadolu dağ turnası (Grus grus archibaldii) olması Türkiye’nin önemini artırmaktadır.
Okumak için tıklayın!
null
Göksu Deltası'nda Yaz Ördeği
Uluslararası koruma sözleşmeleri ve çevre mevzuatı da dikkate alınarak özel çevre koruma bölgelerinin kara, kıyı, akarsu, göl ve
deniz kaynaklarının verimliliklerinin korunması, geliştirilmesi ve rehabilitasyonu amacıyla her türlü icraatta bulunmak, araştırma
ve incelemeler yapmak ve yaptırmak Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığının görevleri arasında yer almaktadır.
Bu kapsamda kurumumuz, 2009 yılında özel çevre koruma bölgelerinde bulunan nadir ve nesli tehlikedeki bitki ve hayvan
türlerinin nüfusunun tespit edilmesi; bunlara yönelik tehditlerin belirlenerek korunmalarını amaçlayan önerilerin geliştirilmesi
amacıyla çeşitli projeler yaptırmaktadır. Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi Yaz Ördeği (Marmaronetta angustirostris)
Koruma ve İzleme Projesi de bunlardan biridir.
Bu proje ile yaz ördeğinin ülkemizdeki en önemli üreme, yaşama alanı olan Göksu Deltası’ndaki üreme, beslenme ve yayılım
alanları tespit edilmiş, toplam popülasyonu belirlenmiş; türe yönelik tehditler, tehditlerin düzeyleri yanında türün Göksu
Deltası’ndaki nüfusunun artırılması için alınması gereken tedbirler ortaya konulmuştur.
Okumak için tıklayın!